Blue Moon, 31 Mart 1943 akşamının puslu Manhattan’ında, Amerikan müzikalinin kader çizgisini iki ayrı masada çizer: Sardi’s barında özgüveni kırık, dâhi lirikçi Lorenz Hart bir kadehin dibinde kendi yankılarıyla boğuşurken; birkaç sokak ötede eski ortağı Richard Rodgers, çığır açacak Oklahoma!’nın açılışını alkışlar. Film, bir gecenin ritmine eşlik eden kırık bir şarkı gibi; neon ışıklar, sigara dumanı ve kulisteki fısıltılar arasında ortaklığın gölgesini, dostluğun sarsıntısını ve şöhretin yalnızlığını izler. Hart’ın zeki, keskin sözleri geçmişe açılan kapılar olurken, Rodgers yeni bir ufka yürür. Müzik, anıların kesik montajına rehberlik eder; sahne ile bar taburesi arasında gidip gelen kamera, hem bir vedayı hem de doğmakta olan yeni bir çağın titreşimini sezdirir. Blue Moon’un kalbinde, birlikte yazılmış bir melodinin artık farklı tempolarda çalmasının hüznü ve umudu var.
Blue Moon, 31 Mart 1943 akşamının puslu Manhattan’ında, Amerikan müzikalinin kader çizgisini iki ayrı masada çizer: Sardi’s barında özgüveni kırık, dâhi lirikçi Lorenz Hart bir kadehin dibinde kendi yankılarıyla boğuşurken; birkaç sokak ötede eski ortağı Richard Rodgers, çığır açacak Oklahoma!’nın açılışını alkışlar.Film, bir gecenin ritmine eşlik eden kırık bir şarkı gibi; neon ışıklar, sigara dumanı ve kulisteki fısıltılar arasında ortaklığın gölgesini, dostluğun sarsıntısını ve şöhretin yalnızlığını izler.
Hart’ın zeki, keskin sözleri geçmişe açılan kapılar olurken, Rodgers yeni bir ufka yürür.Müzik, anıların kesik montajına rehberlik eder; sahne ile bar taburesi arasında gidip gelen kamera, hem bir vedayı hem de doğmakta olan yeni bir çağın titreşimini sezdirir.Blue Moon’un kalbinde, birlikte yazılmış bir melodinin artık farklı tempolarda çalmasının hüznü ve umudu var.
Yorumlarınızı saygı çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.