Guillermo del Toro, çocukluk kâbusunun peşine düşerken Mary Shelley’nin efsanesini gotik bir ağıda dönüştürüyor. Venedik’te alkışlanan bu yorumda Oscar Isaac, laboratuvar ışıklarında eriyen Victor Frankenstein’a keskin bir kırılganlık katıyor; Jacob Elordi’nin Yaratık’ı ise yalnızlık, öfke ve merakın ürpertici bileşimi. Mum aleviyle yıkanan taş odalar ve karla örtülü mezarlıklar arasında film, hayat verme arzusunun bedelini ve yaratıcıyla yaratılan arasındaki ayna ilişkisini inceliyor. Del Toro’nun masalsı dehası kan, bakır ve merhamet tonlarında parlıyor; kalp atışı gibi atan ses tasarımı trajediyi bir peri masalı edasında fısıldıyor. Yan karakterler, bilimin ve inancın kıskacında yankılanan ahlak; kamera, yaratığın titreyen ellerinde insan olmanın ağırlığını buluyor. Acı da şefkat de iz bırakıyor.
Guillermo del Toro, çocukluk kâbusunun peşine düşerken Mary Shelley’nin efsanesini gotik bir ağıda dönüştürüyor.Venedik’te alkışlanan bu yorumda Oscar Isaac, laboratuvar ışıklarında eriyen Victor Frankenstein’a keskin bir kırılganlık katıyor; Jacob Elordi’nin Yaratık’ı ise yalnızlık, öfke ve merakın ürpertici bileşimi.
Mum aleviyle yıkanan taş odalar ve karla örtülü mezarlıklar arasında film, hayat verme arzusunun bedelini ve yaratıcıyla yaratılan arasındaki ayna ilişkisini inceliyor.Del Toro’nun masalsı dehası kan, bakır ve merhamet tonlarında parlıyor; kalp atışı gibi atan ses tasarımı trajediyi bir peri masalı edasında fısıldıyor.Yan karakterler, bilimin ve inancın kıskacında yankılanan ahlak; kamera, yaratığın titreyen ellerinde insan olmanın ağırlığını buluyor.Acı da şefkat de iz bırakıyor.
Yorumlarınızı saygı çerçevesinde yapınız.Yorum yapabilmek için üye olmalısın.